Günümüzde çocuk odalarına girdiğinizde genellikle gökkuşağının tüm renklerinde, ışıklı, sesli ve pilli binlerce plastik oyuncakla karşılaşırsınız. Ancak son yıllarda bilinçli ebeveynlerin ve uzmanların sıkça vurguladığı bir "köklere dönüş" hareketi var: Ahşap Oyuncaklar.
Peki, ahşap oyuncak trendi sadece nostaljik bir moda mı, yoksa bebeğinizin sağlığı ve gelişimi için bilimsel bir temeli var mı? İşte oyun odasında plastiği azaltıp doğala yönelmeniz için en önemli nedenler.
Bebekler ve küçük çocuklar dünyayı sadece gözleriyle veya elleriyle değil, ağızlarıyla da keşfederler. Özellikle diş çıkarma döneminde ellerine geçen her nesne potansiyel bir "diş kaşıyıcıdır."
Plastik oyuncaklar, üretim süreçlerinde BPA, PVC veya fitalat gibi zararlı olabilecek kimyasallar içerebilir. Oysa doğal ahşap;
Pilli ve elektronik oyuncaklar genellikle çocuğu "pasif izleyici" konumuna sokar. Bir düğmeye basar ve oyuncağın yaptıklarını izler. Ancak ahşap oyuncaklar sessiz ve sakindir; oyuncağın ne yapacağına çocuk karar verir.
Eğitimcilerin sıkça kullandığı bir söz vardır: "Oyuncak ne kadar az şey yaparsa, çocuğun zihni o kadar çok çalışır."
Koleksiyonumuzdaki Ahşap Araba veya Ahşap At gibi sade tasarımlar, çocuğunuzu belirli bir senaryoya zorlamaz. O gün o araba bir yarış arabası da olabilir, bir ambulans da... Bu "açık uçlu oyun" anlayışı, çocuğun hayal gücünü ve soyut düşünme becerisini geliştirir.
Plastik oyuncakların hepsi dokunulduğunda aynı hissi verir: Pürüzsüz, hafif ve yapay. Ancak ahşabın bir dokusu, bir kokusu ve kendine has bir ağırlığı vardır.
Plastik oyuncaklar genellikle çabuk kırılır ve kırıldığında tamiri zordur, çoğu zaman çöpe giderler. Bu da hem çevre kirliliğine yol açar hem de "kullan-at" kültürünü çocuğa aşılar.
Ahşap ise zamana meydan okur. Kaliteli bir ahşap oyuncak, yıllarca oynanabilir, düşmelere karşı dayanıklıdır ve hatta nesilden nesile aktarılabilir. Sürdürülebilir bir gelecek için ahşap seçmek, çocuğunuza çevre bilincini aşılamanın da ilk adımıdır.
Çocuğunuzun gelişimi için odasını yüzlerce oyuncakla doldurmanıza gerek yok. Ona doğayı hissettiren, sağlığına zarar vermeyen ve hayal gücünü kısıtlamayan birkaç nitelikli parça yeterlidir.
Oyun saati geldiğinde tercihinizi doğaldan yana kullanın; hem bebeğinizin sağlığını koruyun hem de yaratıcılığının sınırlarını kaldırmasına izin verin.